T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Kars Müftülüğü

Başlangıç Tarihi :
Bitiş Tarihi :
    
Muhterem Müslümanlar! İslam, insanı şahsiyetiyle inşa eden bir dindir. İslam’ın ortaya koyduğu ilke ve değerler, bir yandan duygu, düşünce ve davranışlarımızı inşa ederken diğer yandan da kişiliğimizin olgunlaşmasına katkı sağlar. Hayatın anlam ve gayesine, varlığın kökeni ve serüvenine, bilginin kaynağı ve sıhhatine, iyi, kötü ve estetiğe dair tüm sorular, İslam’ın inşa etmek istediği Müslüman şahsiyetinde cevaplarını bulur.
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O’nun varlığının delillerindendir. Bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” Okuduğum hadis-i şerifte ise Rahmet Elçisi (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: “Merhamet edene Rahmân da merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin.”
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! Yüce dinimiz İslam, canın, malın, aklın, dinin ve neslin korunmasını emretmiştir. Sağlıklı ve huzurlu bir hayat için yararlı ve temiz şeyleri helâl, zararlı olanları da haram kılmıştır. İnsanın aklını ve bedenini tahrip eden zararlı alışkanlıklar da bu kapsamdadır. Zira insan sağlığını tehdit eden, maneviyatını örseleyen zararlı alışkanlıklar, hem Rabbimizin insana emanet olarak verdiği canları heba etmekte hem de hayır yolunda harcanması gereken mal ve serveti heder etmektedir.
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! Hicretin beşinci yılıydı. Uhud’da isteklerine ulaşamayan müşrikler, son kez Medine’ye büyük bir saldırı kararı almışlardı. Durumdan haberdar olan Peygamberimiz (s.a.s), her zaman olduğu gibi ashabıyla istişare etti. Savunma savaşı yapılmasına ve Medine çevresine hendek kazılmasına karar verildi. Müminler el birliğiyle hendeği kazarken büyük bir kaya parçasına denk geldiler. Bu devasa kaya ne yerinden oynuyor ne de parçalanabiliyordu. Ashabın ümidi tükenirken Resûl-i Ekrem (s.a.s) çıkageldi. O, bir yandan arkadaşlarının kırmakta zorlandığı kayayı parçalıyor diğer yandan da o günün şartlarında düşünülmesi bile zor olan, Kisrâ’nın, Kayser’in şehirlerinin fethedileceğini müjdeliyordu.
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah onları cezalandırmayı, korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.” Bu ayet, mazlumlar için bir umut ve teselli; zalimler için bir ihtar ve tehdittir. Bu tehdide aldırış etmeyen zalimler, dünyada da ahirette de huzur bulamayacaktır. Onlar için dünyada rezillik, ahirette ise büyük bir azap vardır. Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in buyurduğu gibi, “Zulüm, zalim için kıyamet gününde zifiri karanlık olacaktır.”
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir gün ashâbına şöyle demiştir: “İnsan ölünce şu üçü dışında bütün amellerinin sevabı kesilir: Sadaka-i câriye yani faydası kalıcı hayır, kendisinden istifade edilen ilim ve arkasından dua eden hayırlı evlât.” Bu hadis-i şerifte ifade edilen sadaka-i cariyenin en güzel örneklerinden biri, İslam medeniyetinin simgesi olan vakıflardır.
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da salgın hastalığın gölgesinde buruk bir bayram sevinci yaşıyoruz. Ancak bu bayram sabahında ulu mabetlerin altında buluştuk elhamdülillah. Rabbimizden dileğimiz odur ki tedbirlere riayet ederek geçireceğimiz bu bayram, coşkulu bayramlarımızın müjdecisi olsun. O’nun nusret ve inayet kapılarının ardına kadar açılmasına vesile olsun. “Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” ayet-i kerimesi, Müslümanlar ve tüm insanlık için tecelli etsin.
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! Zaman hızla akıp giderken hüznü de sevinci de bir arada yaşıyoruz; Rabbimizin af ve mağfiretine, engin rahmetine susayan gönüllerimize bir lütuf olarak gelen şifa ayı Ramazan’ın son günlerine yaklaşıyoruz. Salgınla buruk geçen günlerimizde bir inşirah ve huzur vesilesi olacak Kadir Gecesi’ne kavuşmayı heyecanla bekliyoruz. Yarın inşallah Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. Bizleri bugünlere ulaştıran Yüce Rabbimize hamd ü senalar olsun. Kadir Gecemiz mübarek olsun.
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Herhangi birinize ölüm gelip de, ‘Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!’ demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda infak edin.” Okuduğum hadis-i kutsîde Resûl-i Ekrem (s.a.s), Cenâb-ı Hakk’ın şöyle buyurduğunu bizlere haber veriyor: “Ey Âdemoğlu! İnfak et ki, ben de sana infak edeyim.”
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! Uhud savaşı sona ermiş, Müslümanlar Medine’ye dönmüştü. Küçük bir çocuk Peygamberimize yaklaşarak “Babama ne oldu?” diye sordu. Allah Resûlü’nün ağzından “Baban şehit oldu, Allah ona rahmet etsin” sözleri dökülüverdi. Bunun üzerine çocuk ağlamaya başladı. Rahmet Elçisi (s.a.s) bu duruma dayanamadı, çocuğu bağrına basıp “Ağlama” diye teselli etti. Sonra da “Ben senin baban olayım, Âişe de senin annen olsun istemez misin? buyurdu. Çocuğun yüzünde güller açmıştı. Sevinçle “Evet! Çok isterim” dedi. Allah Resûlü (s.a.s), şehidin emanetini kucaklamış, ona yalnızlığını ve yetim olduğunu unutturmuştu.
Detay